CIA'nın gözü beyinlerde. Nurllah Aydın yazıyor...
Gazete köşe yazarlarını okuyunca, TV ekranlarında akademisyenleri gördükçe
hangi ülkenin ajanı sorusunu bir çok kişi soruyor.
CIA'nın, Amerika'daki *her üniversitede* anlaşmalı öğretim üyeleri vardır.
Bunlar, ulaşılması gereken kişiyle önce dostluk kurarlar. Bazı konularda
yardım ederler. Amerika'daki üniversitelerde araştırma yapabilmek için, NIH
(Amerikan Sağlık Teşkilatı) gibi kurumlardan grantler (araştırma parası)
alınması gerekir; oysa bilim insanları üniversitelerde kalıcı pozisyon
bulamazlar. CIA bu bilim insanlarının grant almasına ve kalıcı pozisyon
bulmasına yardımcı olur. Bu yolla kazanamadığı bazı kişileri ise tehdit ve
şantajla elde etmeye çalışır.
Bu konuda Dr. Harvey Weinsteinnin yazdığı *Piyatr ve CIA* isimli kitap, bu
kişilerin CIAya nasıl devşirildiklerini ayrıntılı olarak anlatmaktadır.
Ayrıca John Marks, ünlü *Mançurya Adayını Arayış* isimli kitabında bilim
adamlarının hangi yemlerle tavlandıklarını detaylı anlatmaktadır.
Bilim insanlarına garantili, kalıcı pozisyon ve grant (araştırma fonu)
parası verilir. Ayrıca CIA ile ilgili yaptıkları işlerden de özel uzmanlık
ücreti alırlar. CIA ile birlikte çalışan bir *bilim insanının kolay kolay
sırtı yere* gelmez. Yani biraz daha fazla refah ve güven için bu bilim
adamları tavlanır; çok kritik işlerde çalışanlar ise daha sıkı kontrol
edilmek için skandala yol açarak bilgi veya şantaj olguları karşılığında
veya durumlarla sürekli tehdit altında tutulurlar. Bu bilim insanları, her
zaman CIA'ya çalıştıklarını bilmezler. Devletin güvenliği ile ilgili bir iş
için çalıştıklarını sanırlar.
Bilim insanları, CIA tarafından korundukları için haketmedikleri yere gelen
pek çok yeteneksiz kişiye şahit olmuşlardır. *CIA ile işbirliği yapan birisi
*, gerektiğinde yalan söylemek, yalan yayın yapmak, bildiklerini açıklamamak
veya mesleki yemini bozmak zorundadır.
*CIA'nın gözü beyinlerde.
*ABD'de yayınlanan ve CAI'nın kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmakla ünlü
Covert Action ve Unclassified gibi saygın dergilere atıfta bulunarak
cevaplandırıyor bu soruları. Üç bucuk yıldır ABD'de Wisconsin Üniversitesi
Tıp Fakültesi Nöroloji Bölümünde çalışan Farmakolog eroin bağımlığı ve
ticareti, kara bilim, gizli hükümetler, gizli projeler, bilimkurgu ve uzay
konusunda da araştırmalar yapıyor. Ona göre bu işlerin temelinde insanların
beyinlerini fethetme ve yönlendirme hedefi yatıyor. Bu işler CIA başta olmak
üzere bilumum gizli servis tarafından kotarılıyor.
* *
1978 yılında Walter Boward adındaki Arizonalı gazeteci yazar, *Operation
Mind Control* (*Zihin Kontrol Harekatı)* adında yayınladığı kitabında; "CIA
tarafından uyuşturucu ilaçlarla yapılan deneyler ABD hükümetinin uyguladığı
çok gizli zihin kontrol projesinin yalnızca bir kısmıdır. Bu deneyler
binlerce kişi üzerinde 35 yıl devam etmiştir. Bu araştırmalar; *hipnoz
tekniği, narkotik-hipnoz, elektronik olarak beyinin uyarılması, ultrasonik,
mikrodalgalar, alçak ses frekanslarıyla davranışların etkilenmesi ve
davranış değişiklikleri terapisidir.*
CIA polojik silah stoklarını, psişik silahların değişik tiplerini
geliştirmeyi başararak artırmıştır. Şimdi bu kabiliyetleriyle yeni tip bir
savaşa girişmesi mümkündür. Bu savaşın görünmez muharebe sahası, insan
zihinleridir...
* *
*Google ABD istihbaratı ile ele ele verdi !..*
Google, Çin'den gelen siber saldırılar bahanesiyle kullanıcı bilgilerini,
yasadışı telefon dinlemeleriyle sabık ABD Ulusal Güvelik Ajansı (NSA) ile
paylaşmaya karar verince büyük tartışma koptu.
Washington Post'un haberine göre 1952'de ABD'nin milli güvenliğini
güçlendirmek için gizlice hayata geçirilen ve daha çok Echelon benzeri
dinleme faaliyetleriyle gündeme gelen NSA, siber saldırılardan korunması
için Google'a yardım edecek.
Google kendi sistemini hedef alan siber saldırıları analiz edip NSA'ya
iletecek, NSA da art niyetli bilgisayar kodlarının ayıklanması için
çalışacak. Google'ın aralıkta başlayan siber saldırılar yüzünden
kullanıcılarının özel bilgileri de dahil kaynak kodlarını NSA ile paylaşacağı konuşuluyor.
İki kurum işbirliği haberlerine yorum yapmazken, milyonlarca insanın e-posta
ve özel bilgilerine sahip Google'ın Bush döneminde 200 milyon Amerikalı'nın
telefonlarını yasadışı yollarla dinleyen NSA ile paylaşması büyük tepki
çekti. Tepkiler üzerine adını vermeyen bir
güvenlik yetkilisi işbirliğinin Google'ın kullanıcılarına taahhüt özel
hayatın korunması ilkelerinin dışına çıkmayacağını belirterek, NSA
kullanıcıların Google arama geçmişlerini ya da e-postalarını görmeyecek
dedi. Ancak kritik soru şu: Amerikalılar özel hayatlarının ne kadarlık bir
bölümünü NSA ile paylaşmak ister?
Ya Türkiye'nin profesör unvanlı kişilerin bilim dünyasında yeri var mı,
neyle uğraşıyorlar dersiniz?
*GüNüN SöZü*: Üretmeyen, yaratıcı zeka sahibi olmayan, bilim adamı olamaz.
Nurullah Aydın
10.05.2010 10:04:00
10 Mayıs 2010 Pazartesi
CIA Akademisyenleri Nasıl Avlıyor?
CIA'nın gözü beyinlerde. Nurllah Aydın yazıyor...
Gazete köşe yazarlarını okuyunca, TV ekranlarında akademisyenleri gördükçe
hangi ülkenin ajanı sorusunu bir çok kişi soruyor.
CIA'nın, Amerika'daki *her üniversitede* anlaşmalı öğretim üyeleri vardır.
Bunlar, ulaşılması gereken kişiyle önce dostluk kurarlar. Bazı konularda
yardım ederler. Amerika'daki üniversitelerde araştırma yapabilmek için, NIH
(Amerikan Sağlık Teşkilatı) gibi kurumlardan grantler (araştırma parası)
alınması gerekir; oysa bilim insanları üniversitelerde kalıcı pozisyon
bulamazlar. CIA bu bilim insanlarının grant almasına ve kalıcı pozisyon
bulmasına yardımcı olur. Bu yolla kazanamadığı bazı kişileri ise tehdit ve
şantajla elde etmeye çalışır.
Bu konuda Dr. Harvey Weinsteinnin yazdığı *Piyatr ve CIA* isimli kitap, bu
kişilerin CIAya nasıl devşirildiklerini ayrıntılı olarak anlatmaktadır.
Ayrıca John Marks, ünlü *Mançurya Adayını Arayış* isimli kitabında bilim
adamlarının hangi yemlerle tavlandıklarını detaylı anlatmaktadır.
Bilim insanlarına garantili, kalıcı pozisyon ve grant (araştırma fonu)
parası verilir. Ayrıca CIA ile ilgili yaptıkları işlerden de özel uzmanlık
ücreti alırlar. CIA ile birlikte çalışan bir *bilim insanının kolay kolay
sırtı yere* gelmez. Yani biraz daha fazla refah ve güven için bu bilim
adamları tavlanır; çok kritik işlerde çalışanlar ise daha sıkı kontrol
edilmek için skandala yol açarak bilgi veya şantaj olguları karşılığında
veya durumlarla sürekli tehdit altında tutulurlar. Bu bilim insanları, her
zaman CIA'ya çalıştıklarını bilmezler. Devletin güvenliği ile ilgili bir iş
için çalıştıklarını sanırlar.
Bilim insanları, CIA tarafından korundukları için haketmedikleri yere gelen
pek çok yeteneksiz kişiye şahit olmuşlardır. *CIA ile işbirliği yapan birisi
*, gerektiğinde yalan söylemek, yalan yayın yapmak, bildiklerini açıklamamak
veya mesleki yemini bozmak zorundadır.
*CIA'nın gözü beyinlerde.
*ABD'de yayınlanan ve CAI'nın kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmakla ünlü
Covert Action ve Unclassified gibi saygın dergilere atıfta bulunarak
cevaplandırıyor bu soruları. Üç bucuk yıldır ABD'de Wisconsin Üniversitesi
Tıp Fakültesi Nöroloji Bölümünde çalışan Farmakolog eroin bağımlığı ve
ticareti, kara bilim, gizli hükümetler, gizli projeler, bilimkurgu ve uzay
konusunda da araştırmalar yapıyor. Ona göre bu işlerin temelinde insanların
beyinlerini fethetme ve yönlendirme hedefi yatıyor. Bu işler CIA başta olmak
üzere bilumum gizli servis tarafından kotarılıyor.
* *
1978 yılında Walter Boward adındaki Arizonalı gazeteci yazar, *Operation
Mind Control* (*Zihin Kontrol Harekatı)* adında yayınladığı kitabında; "CIA
tarafından uyuşturucu ilaçlarla yapılan deneyler ABD hükümetinin uyguladığı
çok gizli zihin kontrol projesinin yalnızca bir kısmıdır. Bu deneyler
binlerce kişi üzerinde 35 yıl devam etmiştir. Bu araştırmalar; *hipnoz
tekniği, narkotik-hipnoz, elektronik olarak beyinin uyarılması, ultrasonik,
mikrodalgalar, alçak ses frekanslarıyla davranışların etkilenmesi ve
davranış değişiklikleri terapisidir.*
CIA polojik silah stoklarını, psişik silahların değişik tiplerini
geliştirmeyi başararak artırmıştır. Şimdi bu kabiliyetleriyle yeni tip bir
savaşa girişmesi mümkündür. Bu savaşın görünmez muharebe sahası, insan
zihinleridir...
* *
*Google ABD istihbaratı ile ele ele verdi !..*
Google, Çin'den gelen siber saldırılar bahanesiyle kullanıcı bilgilerini,
yasadışı telefon dinlemeleriyle sabık ABD Ulusal Güvelik Ajansı (NSA) ile
paylaşmaya karar verince büyük tartışma koptu.
Washington Post'un haberine göre 1952'de ABD'nin milli güvenliğini
güçlendirmek için gizlice hayata geçirilen ve daha çok Echelon benzeri
dinleme faaliyetleriyle gündeme gelen NSA, siber saldırılardan korunması
için Google'a yardım edecek.
Google kendi sistemini hedef alan siber saldırıları analiz edip NSA'ya
iletecek, NSA da art niyetli bilgisayar kodlarının ayıklanması için
çalışacak. Google'ın aralıkta başlayan siber saldırılar yüzünden
kullanıcılarının özel bilgileri de dahil kaynak kodlarını NSA ile paylaşacağı konuşuluyor.
İki kurum işbirliği haberlerine yorum yapmazken, milyonlarca insanın e-posta
ve özel bilgilerine sahip Google'ın Bush döneminde 200 milyon Amerikalı'nın
telefonlarını yasadışı yollarla dinleyen NSA ile paylaşması büyük tepki
çekti. Tepkiler üzerine adını vermeyen bir
güvenlik yetkilisi işbirliğinin Google'ın kullanıcılarına taahhüt özel
hayatın korunması ilkelerinin dışına çıkmayacağını belirterek, NSA
kullanıcıların Google arama geçmişlerini ya da e-postalarını görmeyecek
dedi. Ancak kritik soru şu: Amerikalılar özel hayatlarının ne kadarlık bir
bölümünü NSA ile paylaşmak ister?
Ya Türkiye'nin profesör unvanlı kişilerin bilim dünyasında yeri var mı,
neyle uğraşıyorlar dersiniz?
*GüNüN SöZü*: Üretmeyen, yaratıcı zeka sahibi olmayan, bilim adamı olamaz.
Nurullah Aydın
10.05.2010 10:04:00
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder