--------------------------------------------------------------------------------
ABD'de yayın yapan muhafazakar eğilimli American Thinker Dergisi yazarı Stephen Schwartz, dün ABD'de bulunan Gülen Okulları üzerine bir makale kaleme aldı. Gülen Okulları'ndaki özgürlük anlayışını eleştiren Schwartz'ın makalesini yayınlıyoruz.
İslamcı Gülen Hareketi Birleşik Devletler’de Sözleşmeli Okullar Yönetiyor
İslamcı radikallerin ördüğü gizli kapaklı dış ağ, Birleşik Devletler toprakları üzerinde düzinelerce sözleşmeli okulu yönetiyor – ve bu okulların, yönetimden para almalarına rağmen devlet onaylı bir müfredatı işlemeleri gerekmiyor. Şüphe çekici bu çabanın ilham kaynağı Türkiye’de ve Türklerin yaşadığı bölgelerde büyük bir İslamcı hareketi yönetmesine rağmen Birleşik Devletler’de yaşayan Fethullah Gülen. Önemli bir listeye göre “Dünyanın en etkili 50 müslümanı” arasında 13. sırada.
Kukla oynatıcısı
Gülen şu anda Türkiye’de hükümette olan “ılımlı İslam yanlısı” Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) laik Türk ordusuyla oynadığı iskâmbil oyununda ağır ağır kartlarını açmasının arkasındaki kukla oynatıcısı olarak eleştirilmişti. Bununla birlikte Gülen Müslüman ülkelerde, hareketine olumlu yaklaşan çeşitli kaynaklara göre, dünya üzerinde sayıları 500-700’ü bulan İslamcı okulla da tanınıyor. Gülen’in eğitime verdiği öneme daha yakından bakacak olursak, binlerce ilk ve orta dereceli okuldan, üniversiteden, öğrenci yurtlarından oluşan uluslararası ağın Türkiye’de İslamcı bir politik gündemi pekiştirme konusunda anahtar bir öge olduğunu iddia edebiliriz.
Ama Amerikalılar için ürkütücü olan Gülen hareketinin bizim topraklarımızda 85’den fazla ilk ve orta dereceli okulu yönetiyor olması. Vatansever Act! For America grubu Gülen okullarının ve bu okulları destekleyen sayısız kurumun listesini kamuoyuna sundu. Gülen okulları çoğunlukla “bilim akademisi” olarak isimlendirilmiş ve Teksas, Ohio ile Kaliforniya’da yoğunlaşmış durumda – ayrıca ülkenin geri kalan çeşitli bölgelerinde de okulları var.
Arizona ve Utah
Gülen’in sözleşmeli okullarına ev sahipliği yapan eyaletlerde ikisi Arizona ve Utah. Arizona’da Daisy Education Corporation (Gülen hareketi kulağa dostça gelen kurum isimlerini seviyor) Tucson’da üç okul yönetiyor: hepsi Sonoran Bilim Akademisi bünyesinde olmak üzere bir ilkokul, orta ve lise seviyesinde bir okul ile sekizinci sınıfa kadar eğitim veren bir anaokulu. Phoenix’de bu okula bağlı ve aynı ismi taşıyan, onuncu sınıfa kadar çocukların eğitim gördüğü bir kampüs.
Gülen’in sözleşmeli okullarının Tucson’da görünmeye başlaması yerel basında oldukça dikkat çekti. Haftalık Tucson Weekly gazetesi 2009’un sonunda güney Arizona’daki bir şehirde eğitim veren Sonoran Bilim Akademisi’nin Arizona Sözleşmeli Okullar Birliği tarafından “yılın sözleşmeli okulu” seçildiğini belirten bir haber yayınladı. Ama yazar Tim Vanderpool, Gülen hareketinin geçmişte kendisini eleştirenlere gözdağı verdiğini söyleyerek isimlerinin yazılmasını reddeden bir anne-babanın anlattıklarını haber yaptı: “ Sonoran Akademisi Birleşik Devletler’e sürekli Türk eğitmenler getiriyor ve öğretmenler çalışma izinlerini beklerken öğrencileri ders vermeye zorluyor...”. Anne, çocuğu Sonoran Akademisi’nde eğitim gören bazı anne-babaların, okulun Gülen’in Türk milliyetçiliği anlayışını geliştirmek, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesi ve ayrıca I. Dünya Savaşı’nda Ermenilere karşı uyguladığı soykırımın resmen tanınmasının engellenmesi gibi politik hedefler için sempati yaratmak gibi gizli gündemleri olduğuna inandıklarını söylüyordu. Bu gibi konular, en azından Tucson’lı anne-babalar için, oldukça yabancı.
Mali işlemleri inceleniyor
2009’un başlarında, Salt Lake City’deki bir lise, Beehive Bilim ve Teknoloji Akademisi Salt Lake Tribune gazetesi tarafından dikkatli bir incelemeye tabi tutuldu. Önemli günlük gazetenin yazarı Kirsten Stewart, eski bir öğretmen ve korkuya kapılmış bir anne-babadan gelen şikeyetler üzerine Utah Eyaleti Sözleşmeli Okullar Kurulu’nun Beehive okulu hakkında bir soruşturma başlattığını yazdı. Şikayette bulunanların iddiaları şuydu: “Beehive okulu kendini, üniversiteye gitme hedefi olan olan yedinci ve onikinci sınıf arası öğrencilere matematik ve fen bilimleri konusunda bir temel oluşturma hizmeti sunan sözleşmeli bir devlet okulu olarak tanıtıyor...okulun bir misyonu daha var: İslamın belli başlı inançlarını yerleştirmek ve geliştirmek”. Okulun Müslüman Türk vaiz Fethullah Gülen’le gizli bağlantılarının kanıtı olarak şüpheli mali işlemlerini ve işe alma uygulamalarını gösteriyorlar.
Tucson’daki Sonoran Bilim Akademisi’nin ortaokul müdürü Fatih Karataş Gülen Hareketiyle arasında herhangi bir bağlantı olduğunu kesinlikle reddederken Salt Lake City’deki Beehive Akademisi’nin müdürü Muhammet “Frank” Erdoğan kendi okulu özelinde bu bağlantıyı kabul etti. Salt Lake Tribune onun bu kabulünü ve bunun yanısıra “Beehive’nin öğretmenlerinin ve kurucularının çoğunun Gülen’in ideallerini desteklediğini” okuyucularına duyurdu. Gazete ayrıca Beehive’de daha ilk yılını geçiren tarih öğretmeni Adam Kuntz’un (2009 baharında), kendi iddiasına göre, akademik özgürlük konusundaki kaygılarını sözleşmeli okullar kuruluna taşıdığı için kovulduğunu yazdı. Kuntz eğitim yılının başlarında II. Dünya Savaşı ve Soykırım hakkındaki bir ders planı konusunda Erdoğan ile anlaşmazlığa düşmüştü. Erdoğan Kuntz’un planı değiştirmesini söylemiş ve kayda alınan bir toplantı esnasında soykırım hakkındaki geleneksel söylemler konusundaki şüphelerini aktarmıştı.
Görevinden alındı
Üç çocuğu bu okulda eğitim gören Kelly Wayment, diğer anne-babalara Gülen hareketinin okul üzerindeki nüfuzu hakkında elektronik posta gönderdikten sonra Beehive yönetim kurulundaki görevinden alındı. Wayment Salt Lake Tribune gazetesine öğretmenlerin, Tucson vakasında olduğu gibi, “çoğunlukla Türkiye’den ve orta Asya cumhuriyetlerinden geldiklerini ve Birleşik Devletler’de çalışma vizesiyle kaldıklarını” söyledi.
Amerikalılar, İslamcı Gülen hareketinin Türk dinsel politik düşünce sisteminin esaslarını öğretmek için, parasını halkın ödediği eğitim sistemi içinde bu kadar geniş bir alana neden ve nasıl yayıldığını sormalı – ve buna karşı çıkmak için birleşmeli.
Çeviren: Tansu Akgün
Odatv.com
31 Mart 2010 Çarşamba
GÜLEN OKULLARINDA ÖZGÜRLÜK VAR MI?
--------------------------------------------------------------------------------
ABD'de yayın yapan muhafazakar eğilimli American Thinker Dergisi yazarı Stephen Schwartz, dün ABD'de bulunan Gülen Okulları üzerine bir makale kaleme aldı. Gülen Okulları'ndaki özgürlük anlayışını eleştiren Schwartz'ın makalesini yayınlıyoruz.
İslamcı Gülen Hareketi Birleşik Devletler’de Sözleşmeli Okullar Yönetiyor
İslamcı radikallerin ördüğü gizli kapaklı dış ağ, Birleşik Devletler toprakları üzerinde düzinelerce sözleşmeli okulu yönetiyor – ve bu okulların, yönetimden para almalarına rağmen devlet onaylı bir müfredatı işlemeleri gerekmiyor. Şüphe çekici bu çabanın ilham kaynağı Türkiye’de ve Türklerin yaşadığı bölgelerde büyük bir İslamcı hareketi yönetmesine rağmen Birleşik Devletler’de yaşayan Fethullah Gülen. Önemli bir listeye göre “Dünyanın en etkili 50 müslümanı” arasında 13. sırada.
Kukla oynatıcısı
Gülen şu anda Türkiye’de hükümette olan “ılımlı İslam yanlısı” Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) laik Türk ordusuyla oynadığı iskâmbil oyununda ağır ağır kartlarını açmasının arkasındaki kukla oynatıcısı olarak eleştirilmişti. Bununla birlikte Gülen Müslüman ülkelerde, hareketine olumlu yaklaşan çeşitli kaynaklara göre, dünya üzerinde sayıları 500-700’ü bulan İslamcı okulla da tanınıyor. Gülen’in eğitime verdiği öneme daha yakından bakacak olursak, binlerce ilk ve orta dereceli okuldan, üniversiteden, öğrenci yurtlarından oluşan uluslararası ağın Türkiye’de İslamcı bir politik gündemi pekiştirme konusunda anahtar bir öge olduğunu iddia edebiliriz.
Ama Amerikalılar için ürkütücü olan Gülen hareketinin bizim topraklarımızda 85’den fazla ilk ve orta dereceli okulu yönetiyor olması. Vatansever Act! For America grubu Gülen okullarının ve bu okulları destekleyen sayısız kurumun listesini kamuoyuna sundu. Gülen okulları çoğunlukla “bilim akademisi” olarak isimlendirilmiş ve Teksas, Ohio ile Kaliforniya’da yoğunlaşmış durumda – ayrıca ülkenin geri kalan çeşitli bölgelerinde de okulları var.
Arizona ve Utah
Gülen’in sözleşmeli okullarına ev sahipliği yapan eyaletlerde ikisi Arizona ve Utah. Arizona’da Daisy Education Corporation (Gülen hareketi kulağa dostça gelen kurum isimlerini seviyor) Tucson’da üç okul yönetiyor: hepsi Sonoran Bilim Akademisi bünyesinde olmak üzere bir ilkokul, orta ve lise seviyesinde bir okul ile sekizinci sınıfa kadar eğitim veren bir anaokulu. Phoenix’de bu okula bağlı ve aynı ismi taşıyan, onuncu sınıfa kadar çocukların eğitim gördüğü bir kampüs.
Gülen’in sözleşmeli okullarının Tucson’da görünmeye başlaması yerel basında oldukça dikkat çekti. Haftalık Tucson Weekly gazetesi 2009’un sonunda güney Arizona’daki bir şehirde eğitim veren Sonoran Bilim Akademisi’nin Arizona Sözleşmeli Okullar Birliği tarafından “yılın sözleşmeli okulu” seçildiğini belirten bir haber yayınladı. Ama yazar Tim Vanderpool, Gülen hareketinin geçmişte kendisini eleştirenlere gözdağı verdiğini söyleyerek isimlerinin yazılmasını reddeden bir anne-babanın anlattıklarını haber yaptı: “ Sonoran Akademisi Birleşik Devletler’e sürekli Türk eğitmenler getiriyor ve öğretmenler çalışma izinlerini beklerken öğrencileri ders vermeye zorluyor...”. Anne, çocuğu Sonoran Akademisi’nde eğitim gören bazı anne-babaların, okulun Gülen’in Türk milliyetçiliği anlayışını geliştirmek, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesi ve ayrıca I. Dünya Savaşı’nda Ermenilere karşı uyguladığı soykırımın resmen tanınmasının engellenmesi gibi politik hedefler için sempati yaratmak gibi gizli gündemleri olduğuna inandıklarını söylüyordu. Bu gibi konular, en azından Tucson’lı anne-babalar için, oldukça yabancı.
Mali işlemleri inceleniyor
2009’un başlarında, Salt Lake City’deki bir lise, Beehive Bilim ve Teknoloji Akademisi Salt Lake Tribune gazetesi tarafından dikkatli bir incelemeye tabi tutuldu. Önemli günlük gazetenin yazarı Kirsten Stewart, eski bir öğretmen ve korkuya kapılmış bir anne-babadan gelen şikeyetler üzerine Utah Eyaleti Sözleşmeli Okullar Kurulu’nun Beehive okulu hakkında bir soruşturma başlattığını yazdı. Şikayette bulunanların iddiaları şuydu: “Beehive okulu kendini, üniversiteye gitme hedefi olan olan yedinci ve onikinci sınıf arası öğrencilere matematik ve fen bilimleri konusunda bir temel oluşturma hizmeti sunan sözleşmeli bir devlet okulu olarak tanıtıyor...okulun bir misyonu daha var: İslamın belli başlı inançlarını yerleştirmek ve geliştirmek”. Okulun Müslüman Türk vaiz Fethullah Gülen’le gizli bağlantılarının kanıtı olarak şüpheli mali işlemlerini ve işe alma uygulamalarını gösteriyorlar.
Tucson’daki Sonoran Bilim Akademisi’nin ortaokul müdürü Fatih Karataş Gülen Hareketiyle arasında herhangi bir bağlantı olduğunu kesinlikle reddederken Salt Lake City’deki Beehive Akademisi’nin müdürü Muhammet “Frank” Erdoğan kendi okulu özelinde bu bağlantıyı kabul etti. Salt Lake Tribune onun bu kabulünü ve bunun yanısıra “Beehive’nin öğretmenlerinin ve kurucularının çoğunun Gülen’in ideallerini desteklediğini” okuyucularına duyurdu. Gazete ayrıca Beehive’de daha ilk yılını geçiren tarih öğretmeni Adam Kuntz’un (2009 baharında), kendi iddiasına göre, akademik özgürlük konusundaki kaygılarını sözleşmeli okullar kuruluna taşıdığı için kovulduğunu yazdı. Kuntz eğitim yılının başlarında II. Dünya Savaşı ve Soykırım hakkındaki bir ders planı konusunda Erdoğan ile anlaşmazlığa düşmüştü. Erdoğan Kuntz’un planı değiştirmesini söylemiş ve kayda alınan bir toplantı esnasında soykırım hakkındaki geleneksel söylemler konusundaki şüphelerini aktarmıştı.
Görevinden alındı
Üç çocuğu bu okulda eğitim gören Kelly Wayment, diğer anne-babalara Gülen hareketinin okul üzerindeki nüfuzu hakkında elektronik posta gönderdikten sonra Beehive yönetim kurulundaki görevinden alındı. Wayment Salt Lake Tribune gazetesine öğretmenlerin, Tucson vakasında olduğu gibi, “çoğunlukla Türkiye’den ve orta Asya cumhuriyetlerinden geldiklerini ve Birleşik Devletler’de çalışma vizesiyle kaldıklarını” söyledi.
Amerikalılar, İslamcı Gülen hareketinin Türk dinsel politik düşünce sisteminin esaslarını öğretmek için, parasını halkın ödediği eğitim sistemi içinde bu kadar geniş bir alana neden ve nasıl yayıldığını sormalı – ve buna karşı çıkmak için birleşmeli.
Çeviren: Tansu Akgün
Odatv.com
26 Mart 2010 Cuma
Bu mail AKP'lilerin canını sıkıyor
AK Parti karşıtlarının mail adresleri arasından en çok 'forward'lanan mail bu..
Bir süreden beri internette mail gruplarında dolaşan bir e-posta var. İçeriğine baktığınızda birtakım bilgilerin toplandığı ve bunların "İlkler" diye sunulmasından ibaret.
AKP Genel Merkezinin canını oldukça sıkan bu e-postayı milyonlarca internet kullanıcısı okumuş. Yahoo ve Gmail mail gruplarında şu sıra en popüler içeriklerden birisini bu e-posta oluşturuyor.
1- İlk defa bir Başbakan "Tezkere geçmezse memura maaş ödeyemeyiz." dedi
2- İlk defa ekonomi büyürken işsizlik arttı.
3- İlk defa carî açık verilirken döviz kuru arttı.
4- İlk defa bir Başbakan zam isteyen memura "İMF'yi ikna edin " dedi.
5- İlk kez ithalat 100 milyar doları aştı.
6- İlk kez cari açığın üstünde borçlanma yapıldı
7- İlk kez Yunan Kilise Bankası Türkiye' de banka satın aldı.
8- İlk defa domuz, kesimlik hayvanlar arasına alındı
9- İlk defa düşük faizli dış borç, yüksek faizli iç borç ile ödendi.
10- İlk defa bir Başbakan ve Dışişleri Bakanı, islamiyeti yok etmeye yemin eden bir Papa'nın heykeli önünde fotoğraf çektirdi.
11- İlk defa bir Başbakan "Toprak satılıyorsa alıp götürmüyorlar ya!" dedi.
12- İlk defa bir cami kiliseye çevrildi.
13- İlk defa kilise ve havralar imar planında yer aldı.
14- İlk defa bir Başbakan Yahudi düşünce kuruluşundan " Üstün Cesaret(!) Ödülü" aldı.
15- İlk defa Türk askerinin başına ABD güçlerince çuval geçirildi.
16- İlk defa bir Başbakan "Bir dönem dini kullandık " dedi.
17- İlk defa petrol kanunu ile yabancılara elli yıllık imtiyaz
verildi.
18- İlk defa yabancı rantiyecilere vergi muafiyeti tanı ndı.
19- İlk defa iletişim sektörünün tamamı yabancıların eline geçti.
20- İlk defa tezkere reddedilmesine rağmen Dışişleri Bakanlığı genelgesi ile silahlar Türkiye üzerinden geçti.
21- İlk defa bir Başbakan İslam dünyasının sınırlarını değiştirecek BOP'un eş başkanı oldu.
22- İlk defa bir Başbakan, Müslüman topraklarını işgal eden ABD askerlerinin evlerine sağ salim dönmeleri için dua ettiğini açıkladı.
23- İlk kez İsrailli bir işadamına çok gizli bir şekilde 800
milyon dolar kaynak aktarıldı.
24- İlk defa bir Başbakan yapılan ihalede önce uçak istedi; ama sonra Mercedes'e razı oldu.
25- İlk defa fındık üreticileri en büyük mitingi yaptı.
26- İlk defa bir Başbakan Türkiye'yi pazarladığını açıkça itiraf etti.
27- İlk defa tarımsal üretimde dış ticaret açığı ortaya çıktı.
28- İlk defa bir Başbakan çiftçilere "Gözünü toprak doyursun." dedi.
29- İlk defa kapkaç diye bir sektör ortaya çıktı.
30- İlk defa zina suç olmaktan çıktı.
31- İlk defa bir Başbakan en fazla yurt dışı gezisi yaptı.
32- İlk defa bir Başbakan "Borç yiğidin kamçısıdır." diyerek borçlanmayı bir başarı olarak gösterdi.
33- İlk defa enflasyon % 10 artarken pancar fiyatları 99 kuruştan 88 kuruşa indi.
34- İlk defa çiftçi ve emekliden vergi alınması sözü verildi.
35- İlk defa bir Başbakan Danışmanı Amerikalılara Başbakan için "Bu adamı kullanın, onu rogara süpürmeyin." dedi.
36- İlk defa GSMH artarken KDV tahsilatı yerinde saydı.
37- İlk defa bir Başbakan TMSF katkısıyla bu kadar çok TV ve gazete yönlendirdi.
38- İlk defa Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı misafir olarak gelen bir kralın ayağına gitti. Hem de 10 Kasım günü...
39- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN ÇİFTÇİYE " ANANIDA AL GİT!"< SPAN style="COLOR: rgb(79,79,79); FONT-SIZE: 13.5pt"> DEDİ.
40- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN ŞEHİT ZİYARETTİNDE "ASKERLİK YAN GELİP YATMA YERİ DEĞİLDİR." DEDİ
41- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN 300 METRELİK GEMİYE "GEMİCİK" DEDİ.
42- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN, "GAZETEL ERİNİ OKUMAYIN TELEVİZYONLARINI AÇMAYIN." DEDİ.
43- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNEN İNSANLARI DİNSİZLİKLE SUÇLADI.
44- İLK DEFA BİR BAŞBAKAN İÇİN CUMHURİYET MİTİNGLERİ YAPILDI.
45- İLK DEFA BİR HALK KENDİ LAİKLİĞİNDEN VE ÖZGÜRLÜĞÜNDEN KORKTU.
46- İLK DEFA ATA'MI ANLIYORUM.
Bu hızla Tayyip Erdoğan bu dönemde ülkemizdeki her şeyi özelleştirmiş olacak.
İşbu ya özelleştirmeye ve satmaya kafayı takmış olan başbakanımız en sonunda kendisini özelleştirir mi?
*- Türk Telekom, Arap'ın.
*- Telsim İngiliz'in.
*- Kuşadası Limanı İsraillinin.
*- İzmir Limanı Hong Konglunun.
*- Araç muayene işi Alman'ın.
*- Başak Sigorta Fransız' ın.
*- Adabank Kuveytli' nin.
*- İETT Garajı Dubaili' nin.
*- Avea Lübnanlı' nın.
*- Petkim? Ermeni' nin. ( Kazak'a sattık, dediler. Kazağı bir çıkardık Ermeni...)
*- Rakı, Amerikalı' nın.
*- Finansbank Yunan'ın.
*- Oyakbank Hollandalının.
*- Denizbank Belçikalının.
*- Türkiye Finans Kuveytlinin.
* - TEB Fransız'ın.
*- Cbank İsraillinin.
*- MNG Bank Lübnanlının.
*- Alternatif Bank Yunan'ın.
*- Dışbank Hollandalının.
*- Şekerbank Kazak'ın.
*- Yapı Kredi'nin yarısı İtalyan'ın.
*- Turkcell'in yarısı Finli'nin Rus'un.
*- Beymen'in yarısı Amerikalının.
*- Enerjisa' nın yarısı Avusturyalının.
*- Garanti' nin yarısı Amerikalının.
*- Eczacıbaşı İlaç, Çek'in.
*- İzocam, Fransız'ın.
*- TGRT (Fox) Amerikalı'nın.
*- Demirdöküm Alman'ın.
*- Döktaş Fransız'ın.
*- Süper FM Kanadalı'nın.
Hepsi TÜRK'tü, bir zamanlar tabi. Sadece 5,5 yıl önce.(Yani AKP hükûmetinden önce.)
Önemli! Borla çalışan araba üretildi, Türkiye kıskaçta. Arabayı BOR madeniyle çalıştıracak patentli altı yüz proje olduğu ortaya çıktı. Türkiye, dünya rezervinin yüzde yetmişinine sahip.
*AYDIN İNSAN; ARAŞTIRIR, YARGILAR VE SONUCA VARIR.
CAHİL, YOBAZ İNSAN; DUYAR, GÖRÜR VE HÜKME VARIR.
YA BİR YOL BUL YA BİR YOL YAP YA DA YOLUMUZDAN ÇEKİL!
DURMAK YOK,
CAN SIKMAYA DEVAM.
http://www.haber3.com/
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
